Dolandırıcılık · Birleşik Krallık
Sahte vekâletnameyle hisse satan bankacı Fauntleroy 1824’te asıldı
Londra — 1824 · Kesinleşmiş hüküm
Soygun · Fransa
21 Ağustos 1911’de Louvre’dan alınan tablo, yaklaşık iki yıl sonra Floransa’da ortaya çıktı; Vincenzo Peruggia 1914’te Floransa’da yargılandı.
Paris ve Floransa — 21 Ağustos 1911

Leonardo da Vinci’nin Mona Lisa’sı; 21 Ağustos 1911’de Louvre’dan alındı.
Leonardo da Vinci, Mona Lisa (yaklasik 1503-1519); C2RMF taramasindan duzenlenmis dijital kopya, Wikimedia Commons, kamu malı · Public domain
Salı günüydü, 22 Ağustos 1911. Louvre’un Salon Carré’sinde bir ressam, bir kopya üzerinde çalışmak için gelmişti. Duvarda baktığı yerde bir boşluk vardı.
Muhafızlar tablonun müzenin içindeki fotoğrafçı atölyesine götürüldüğünü sandı.
Ama tablo atölyede değildi. Duvarda eksik olan, Leonardo da Vinci’nin Mona Lisa’sıydı. Fransızların La Joconde dediği resim.
Sonra çerçeve bulundu. Cam da yanındaydı. İkisi de müzenin içinde, bir merdiven boşluğunda bırakılmıştı. Panelin kendisi yoktu.
Louvre’un kendi tarihlemesine göre hırsızlık bir gün önce, 21 Ağustos pazartesi günü olmuştu. Pazartesi, müzenin halka kapalı olduğu gündü. Paris’te aşırı sıcak bir gündü. Tablonun yokluğu bir gün boyunca fark edilmemişti.
Bu hikâye, bir ressamın boş bir duvarı fark etmesiyle başlıyor. Yaklaşık iki yıl sonra Floransa’da, bir antikacıya yazılmış bir mektupla devam edecek.
Tabloyu alan adam, İtalyan bir işçiydi: Vincenzo Peruggia. Daha önce Louvre’da çalışmıştı. İşi, tabloları koruyan kutular ve camlarla ilgiliydi; bu işlerin arasında Mona Lisa’nın kutusu da vardı.
Yaygın anlatıma göre, müze personeli gibi giyinmişti. Panoyu Salon Carré’deki duvardan indirdi, kutuyu ve çerçeveyi bir hizmet merdiveninde söktü ve bir servis çıkışından ayrıldı. Anlatılana göre onu çalışan sanan bir işçi, kendisi için bir kapıyı açmıştı.
Nasıl girdiği konusunda kaynaklar ayrışıyor. Kimine göre sabah erken, kimine göre bir dolapta geceyi geçirerek, kimine göre kapanışı bekleyerek. Louvre’un kendi canlandırma videosunun metni ise başka bir sahne kuruyor: bir depoda kilitli kalmış, iki yardımcıyla birlikte. Diğer anlatımlarda bu yardımcılar yok ve bu sahnenin tarihsel bir kayda mı, dramatik anlatıma mı dayandığı belli değil.
Anlatımlar ayrıntıda ayrışsa da ortak nokta şu: tablo, bir ressam boş duvarı fark edene kadar yerinde sanılmıştı.
Polis tepkisi geniş oldu. Anlatılana göre yaklaşık altmış müfettiş Louvre’a geldi. Sonraki günlerde araçlar ve yolcular kontrol noktalarında arandı, aranan tablo için bildiriler dağıtıldı.
Louvre’un kendi anlatımına göre olay bir devlet meselesine dönüştü: gazeteler günlerce başka bir konu bulamadı, hırsızlık Meclis’te ve hükümette yankı yaptı.
Çerçevede ve camda parmak izleri bulundu. Bunlar dönemin kriminoloji servisinde incelendi ve 257 müze çalışanının izleriyle karşılaştırıldı. O sırada hiçbir eşleşme çıkmadı.
Peruggia da soruşturma sırasında iki kez sorguya çekildi. Louvre’da eskiden çalışmış biri olarak. Ancak onu ciddi bir şüpheli olarak gören olmadı ve polis tabloyu bulamadı.
Bedelini önce müze yönetimi ödedi. Müze müdürü Théophile Homolle, 1904’ten beri bulunduğu görevi kaybetti. Kaynaklar bunu zorunlu istifa, görevden alınma ya da görevi bırakma olarak anlatıyor; sonradan Fransa Ulusal Kütüphanesi’nin başına geçtiği biliniyor.
Tabloyu geri getirene ödül önerildi. Bir anlatıma göre L’Illustration dergisi 50.000 frank vaat etti; bir başkasına göre Louvre’un dostlar derneği 25.000 frank, dergi ise daha yüksek bir miktar önerdi. Hiçbir ödül tabloyu getirmedi.

Vincenzo Peruggia, 1909 tarihli polis fotoğrafı.
Polis fotografi, 1909 (fotograf bilinmiyor), Wikimedia Commons, kamu malı · Public domain
Soruşturma Eylül’de beklenmedik bir yöne kaydı. Sanatçı çevresinde G. P. adıyla anılan biri, aktarıldığına göre Louvre’dan küçük antik heykelcikler almıştı. Ağustos sonuna doğru bir gazeteye gitti, heykelciklerden birini geri verdi ve ötekilerini para karşılığı sunmayı önerdi.
Heykelcik olayı, Mona Lisa soruşturmasının gölgesinde, polisin ve basının dikkatini sanatçı çevresine çekti. Eylül’de bir şair, bir sorgu yargıcının emriyle gözaltına alındı; birkaç gün sonra geçici olarak serbest bırakıldı.
Bir ressam da sorguya çekildi; aktarıldığına göre bu heykelciklerden bazıları ondaydı. İki adam da serbest kaldı. Mona Lisa’nın kaybıyla onları bağlayan hiçbir şey bulunmadı ve sonunda aklandılar.
Louvre’un anlatımına göre polis o sırada Montmartre’daki sanatçı mahallesinde iz sürdü; aylar sonuçsuz geçti.
Tablo bu sırada Paris’te, Peruggia’nın kaldığı yerdeydi.
Dönemin gazetesinden kesit

L’Excelsior, 14 Aralık 1913: birinci sayfada Mona Lisa hırsızlığı ve Vincenzo Peruggia haberi.
L'Excelsior, 14 Aralik 1913, birinci sayfa (Gallica / BnF uzerinden, Wikimedia Commons), kamu malı · Public domain
Peruggia tabloyu yaklaşık iki yıl boyunca Paris’te kaldığı yerde sakladı. Bir sayıma göre bu yirmi sekiz ay etti.
Aynı dönemde söylentiler dolaştı. Yabancı devletlerin ya da zengin koleksiyoncuların işin içinde olduğu söylendi, yurtdışında gördüm diyenler çıktı. Hiçbirinden kanıt çıkmadı. Bunlar o günlerin söylentileri olarak kaldı.
Peruggia yakalandıktan sonra tablonun İtalya’ya ait olduğunu, çünkü Napoléon’un orduları tarafından götürüldüğünü söyledi. Dönemin basını bunu yazdı.
Tarihçiler bu yağma anlatısını reddediyor. Tablo Fransa’ya Napoléon’dan çok önce gelmişti. Napoléon onu yalnızca kısa bir süre yatak odasında tutmuştu. Fransa’ya nasıl geldiği, yani Fransız kralının mı satın aldığı yoksa Leonardo’nun hamisinin mi armağan olarak aldığı konusunda ise kaynaklar ayrılıyor.
Para da bu hikâyede yer buluyor. Bir tarihçinin incelediği, yakınlarına ve başkalarına yazılmış mektuplar ve Floransalı antikacıya istenen 500.000 liralık fiyat, bu yönde kanıt olarak gösteriliyor.

Uffizi avlusu, Floransa (günümüzden bir fotoğraf); tabloyu Uffizi müdürü Giovanni Poggi inceledi.
Fotograf: Txllxt TxllxT / Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0
1913’ün sonlarında, bir kaynağa göre 24 Kasım’da, Floransalı bir antikacıya bir mektup yazıldı. Gönderen “Leonardo V.” benzeri bir takma adla imza atmıştı; takma adın yazılışı kaynaklarda değişiyor. Tabloyu satmak istiyordu. Bir anlatıma göre tek koşulu, tablonun İtalya’da kalmasıydı.
Antikacı, Uffizi’nin müdürü Giovanni Poggi’ye danıştı. Poggi paneli inceledi ve bunun gerçek Leonardo olduğuna karar verdi. İkisi de yetkilileri haberdar etti.
Louvre’un canlandırma metnine göre tablo, Peruggia’nın odasında yatağın altındaki bir bavulun içinde duruyordu.
Peruggia Aralık 1913’ün ortalarında Floransa’da yakalandı ve gözaltında suçunu kabul etti. Kaynaklar yakalanma gününü 10 ile 13 Aralık arasında veriyor.
13 Aralık’ta Fransız gazeteleri bulunduğunu duyurdu. L’Humanité, bir İtalyan’ın tabloyu çalıp Floransa’da sakladığını yazdı ve Napoléon yağması gerekçesini de aktardı. Aynı gün Washington’daki Evening Star hırsızlığı İtalya’nın intikamı olarak sundu.

Hırsızlıktan sonra Salon Carré'de tablonun boş kalan yeri.
Fotograf bilinmiyor; The Century Magazine, Subat 1914, s. 527 (Wikimedia Commons), kamu malı · Public domain
Tablo hemen Paris’e dönmedi. Önce İtalya’da halka gösterildi: Floransa’daki Uffizi’de, Roma’da Galleria Borghese’de, Milano’da Brera’da. Tur, İtalya ile Fransa arasında bir dostluk jesti olarak sunuldu.
Milano’da tablo 29 Aralık 1913 sabahı trenle geldi; Brera’nın sorumlusu ona eşlik etti. Giriş gündüz bir liraydı, akşam saatlerinde hükümetin kararıyla ücretsizdi.
Kalabalık Via Verdi’ye kadar uzandı. Bir İtalyan gazetesi bir buçuk günde altmış binin üzerinde ziyaretçiden söz ediyor; yer yer itfaiye hortumlarıyla insanlar dağıtıldı, bayılanlar ve yaralananlar oldu.
Tablo 30 Aralık’ta Milano’dan ayrıldı. Louvre’un kendi metnine göre Mona Lisa, 4 Ocak 1914’te Louvre’daki yerine kavuştu; bunu büyük bir kutlama olarak anlatıyor ve Grande Galerie’nin ziyaretçilerle dolduğunu söylüyor.
Peruggia 1914 Haziran’ının başında Floransa’daki ceza mahkemesinde (Tribunale) yargılandı. Amerikan gazeteleri duruşmayı 5-6 Haziran’da haberleştirdi.
Mahkeme onu nitelikli hırsızlıktan bir yıl on beş gün hapse mahkûm etti.
Mahkemenin gerekçesi ise tutarsız aktarılıyor ve karar metni görülemedi. Bir anlatımda mahkeme vatanseverlik gerekçesine bir ölçüde katılmış. Bir başkasında ruhsal zayıflığı tanımış. Bir kamu yayıncısının yazısına göre ise savcı üç yıl istemiş, savunma ruhsal değerlendirme talep etmiş, mahkeme ruhsal sonuçları reddedip kazanç amacını vurgulamış. Kaynaklar bu noktada ayrışıyor.
Bir hukuk yazarı, İtalyan kamuoyunun Peruggia’dan yana olduğunu ve bunun cezanın hafif kalmasında rol oynamış olabileceğini düşünüyor; bu, yazarın görüşü, mahkemenin tespiti değil. Başka bir anlatıma göre İtalyan basını onun vatanseverliğini övdü.
Karar istinafa götürüldü. Floransa istinaf mahkemesi mahkûmiyeti onadı, genel hafifletici nedenleri uyguladı ve cezayı yedi ay sekiz güne indirdi. Karar 29 Temmuz 1914’e tarihleniyor. Peruggia Aralık 1913’ten beri tutukluydu; aktarıldığına göre indirilen süre tutukluluk içinde dolmuştu ve karardan sonra serbest bırakıldı.
Peruggia’nın sonraki yılları zayıf kaynaklara dayanıyor. Bildirildiğine göre Birinci Dünya Savaşı’nda İtalyan ordusunda görev yaptı, sonra Fransa’ya dönüp dekoratör olarak çalıştı ve 1925’te Paris yakınlarında öldü.
Tablonun kendisi için ise bu hırsızlık bir dönüm noktası oldu. Kaynaklar, hırsızlığın ve aramanın Mona Lisa’yı çok daha ünlü yaptığı konusunda birleşiyor.
Hikâyenin hukuki ucu da açık. Floransa istinaf mahkemesinin kararının kesinleştiğini gösteren kaynak bulunamadı; karardan sonra ek bir başvuru da bulunamadı. Bu yüzden Peruggia için “kesinleşmiş mahkûmiyet” demek mümkün değil. Bilinen, Floransa mahkemesinin onu mahkûm ettiği, istinafın cezayı indirdiği ve tablonun 4 Ocak 1914’te Louvre’a döndüğü.
Hikâyenin arkasındaki belgeler: özet, kişiler, tarihler, açık sorular ve kaynaklar.
Sayfa 2
Dosya özeti, 10 kişi, 6 delil
Sayfa 3
12 olay · 21 Ağustos 1911 – 29 Temmuz 1914
Sayfa 4
7 bilinen, 10 açık soru
Sayfa 5
19 kaynak · düzeltme yok
Dolandırıcılık · Birleşik Krallık
Londra — 1824 · Kesinleşmiş hüküm